Geri İleri Click For English



ANASAYFA
YAYINLAR
YAZARLAR
HAKKIMIZDA
SATIŞ NOKTALARI
YENİ ÇIKANLAR
YAKINDA
BASIN ODASI
İLETİŞİM

YENİ ÇIKANLAR

Hasan Yücel Başdemir (Editör)

Epistemoloji: Temel Metinler

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-11-6

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2011

228 s.

Fiyatı: 14 TL

Kitabın İçindekiler Kısmı

Bu çalışma, günümüzde bilginin tanımı, türleri, elde edilişi, unsurları ve yapısı ile ilgili tartışmaların seyrini önemli ölçüde belirleyen ve 1963’ten sonra yayımlanmış makalelerden oluşan bir derlemedir. Çağdaş epistemolojiyi etkileyen düşünürleri zikretmeye başladığımızda Platon XE "Platon" ’a kadar geri gideriz. Platon’un, özellikle Theaetetus diyalogunda bilginin tanımı ve unsurları konusundaki yaklaşımı, geleneksel epistemoloji adıyla etkisini günümüze kadar devam ettirmiştir. Platon’un “gerekçelendirilmiş doğru inanç” şeklindeki bilgi tanımı, çağdaş epistemolojide bilgi konusundaki tartışmaların zeminini oluşturmuştur.

Edmund L. Gettier’in 1963’te yazdığı üç sayfalık “Is Justified True Belief Knowledge?” adlı makalesi, yazarının dahi tahmin edemeyeceği ölçüde büyük bir etki meydana getirmiştir. Gettier’e kadar şüpheci tezlere cevap arayan geleneksel epistemoloji, bundan sonra onun ortaya koyduğu soruna odaklanmıştır. Bu kitap, Gettier’in makalesi ve ona cevap niteliği taşıyan yedi temel makalenin çevirisinden ve onların anlaşılmasına katkı sağlayacak dört makaleden oluşur.   (Arka kapak yazısı)

 

 

Mustafa Aktaş

Peygamberimizin Dilinden 41 Konuda 41 Kıssa

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-12-3

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2011

184 s.

Fiyatı: 12 TL

Kitabın İçindekiler Kısmı

Kitap piyasasında, uzun-kısa öykü ve hikâye adı altında o kadar çok kitap var ki saymakla bitiremeyiz. Halk arasında anlatılan hikâye ve masallar da cabası…

Hadislerde geçen pek çok kıssanın kitaplarda ve halk ağzında anlatılan alelade hikâye ya da masal gibi bir değere sahip olmasından rahatsızlık duyduk.

Ayet ve hadisin müslümanın bilgi ve kültür hayatında bir ağırlığı, kişisel yaşamına müdahalesi olmalı diye düşünüyoruz.

Dolayısıyla elinizdeki kitabın sebeb-i vücudu, Kur’an ve Peygamber kıssalarının anonim hikâye ve masal hafifliğinde sunulmasından duyduğumuz rahatsızlığın dışa yansımasıdır.  Din görevlileri, meslekdaşlarımız ve halkımıza az ya da çok bilinen bu kıssaların kaynaklarını verelim istedik.  

Peygamberimizin Dilinden 41 Konuda 41 Kıssa adını verdiğimiz bu kitapta, Riyazüs-Salihîn ve Müttefekun Aleyh Hadisler içinden seçme kıssalar değil bu iki kitaptakilerin tekrarları hariç hepsi yer almaktadır. 41 rakamının iki kaynaktan hadislerin tespiti esnasında tevafukan ortaya çıktığını söylesek içinizden “o kadar da olmaz!” diyenleri işitir gibiyiz.

İlk 17 konuda zikrettiğimiz kıssalar Riyazü’s-Salihîn’den, 18. konudan sonuna kadar olanlar ise Müttefekun Aleyh’den alınmıştır.

Çalışmamızda geçen hadislerin ekserisi eski milletlere ait kıssa iken bir kısmı eski Peygamber ve milletlere ait bilgi ve uygulamalardır.  (Önsöz'den alıntı)

 
 

Osman Aydınlı

Akılcı Din Söylemi

Farklı Yönleriyle Mu'tezile Ekolü

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-09-3

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2010

390 s.

Fiyatı: 18 TL

Kitabın İçindekiler Kısmı

Mu’tezile ekolü, diğer din ve kültürlerle kaynaşma sürecinde fikrî yönüyle temayüz etmiş; akılcı, özgürlükçü, bireysel, eleştirel ve sorgulayıcı din söylemini benimseyen ve geliştiren bir zihniyet olarak İslâm Düşünce Tarihi’ndeki yerini almıştır. Temel ilkelerini “usûlü hamse/beş esas” başlığı altında sunan ve kelamî-felsefî meseleler üzerinde derinleşen bu mezhep, dinin ve dinî geleneğin ne olduğu, ne şekilde anlaşıldığı ya da anlaşılması gerektiği, nasıl yorumlanıp anlamlandırılabileceği konularında farklı bir metot takip etmiş ve karşılaştıkları sorunların çözümlenmesinde akılcı/rasyonalist bir tavır sergilemiştir.

Mu’tezile, düşünce sistemine ve metoduna bir standart getirme uğraşında İslâmî öğretinin yanı sıra Yunan felsefesinden de beslenmiştir. Bu çerçevede Bağdat kültür havzasından ve Beytü’l-Hikme’den önemli ölçüde yararlanan Mu’tezile, Allah-âlem ilişkisi çerçevesinde cisim, araz, cevher ve atom görüşleri ile özellikle Eş’arîlik ekolü kelamcılarını ve İslâm düşünce sistemini etkilemiştir. Eş’arî’nin ve sonraki dönem Eş’arî düşünürlerin metinlerinde ve geliştirdikleri tabiat felsefesinde cevher, atom ve araz gibi kavramların önemli bir yeri bulunmaktadır. Ekol, bilimsel bilgiye dayalı iman anlayışı, insanın aklı ve özgür iradesiyle gerçekleştirdiği her eyleminden sorumlu olacağı fikri, imamet düşüncesi ve siyasete ilişkin tezleriyle İslâm düşüncesine ve insanlık tarihine önemli katkılar sağlamıştır.

Ekol üzerine yaptığımız çalışmaların bir sonucu olarak daha önce iki kitap yayınlamıştık. Bunlardan İslâm Düşüncesinde Aklileşme Süreci -Mutezile’nin Oluşumu ve Ebu’l-Hüzeyl Allaf- isimli kitapta ilk Mu’tezilî fikirlerin teşekkül sürecini ve ekolün düşünce sistemini kuran Ebu’l-Hüzeyl Allaf’ın özellikle “beş esas”ın teşekkülündeki rolünü tespit etmeye gayret etmiştik. Bu eserde incelediğimiz kavramların, olguların ve görüşlerin içinde bulundukları dönemin ürünleri olduğu gerçeğinden hareketle, ekolün geçmişini olduğu gibi ve tüm çeşitlilik ve çelişkileriyle ortaya koymaya çalışmıştık. Ebu’l-Hüzeyl el-Allaf ve özellikle onun jenerasyonundaki diğer Mu’tezilî  bilginler; diyalektik yönlerinin güçlü olması, yabancı din ve kültürel unsurlara karşı mücadele vermeleri, cedel ve tartışma ilmindeki müstesna yerleri, tevhit ve adl esasları üzerinde yoğunlaşmaları gibi nedenlerden dolayı kelâmın teşekkülüne ve gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Ebu’l-Huzeyl tevhit prensibi çerçevesinde Allah-alem ilişkisine değinmiş ve özellikle ilahî sıfatlar, ilahî kudret, cisim, cüz`ün lâ yetecezza (atom), hareket, sükun, ehl-i cennet ve ehl-i cehennemin hareketleri gibi konularda dönemi için özgün olabilecek görüşler ortaya koymuştur. Onun Allah’ın makdûrâtının (takdir edilen şeylerin) sonlu olduğu ve insanın ahirette serbest hareket etme imkânından yoksun olacağı fikri, Mu’tezile içinden de büyük tepki almıştır. Ebû’l-Hüzeyl adl esası ile ilgili olarak Allah’ın hakim, alim olduğu ve ona şer ve zulm izafe edilemeyeceği, şer-hayır, iman-küfür, taat-masiyet cinsinden yapılan fiillerin dünya ve ahiret sorumluluğunun insanlara ait olduğuna vurgu yapmış ve insanın sorumlu oluşunu akıl, hür irade  ve kendisine verilen potansiyel güce yani istitaa’ya bağlamıştır. Bu esas çerçevesinde kul için hayırlı ve elverişli olanın yani aslahı yaratmanın Allah’a vacib oluşu, kudret, istitaat, haberin delil olabilmesinin şartları, doğrudan ve mütevellid fiiller, kalp ve organların fiilleri gibi konuları irdelemiştir. Bu bağlamda Mu’tezile’nin  kelam metodundaki nassa bağlı kalmakla beraber akla da önem verme ve nasları akli çerçevede yorumlama tarzının, Ehl-i Sünnet kelâmının oluşumuna hizmet ettiği ve sünnî kelamcıları da etkilediği söylenebilir.

   

Osman Aydınlı

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e

İslâm Mezhepleri Tarihi Yazıcılığı

 

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-03-1

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2008

384s.

Fiyatı: 16 TL

 

Bu kitaba ilişkin değerlendirme yazısı

 

Kitabın İçindekiler Kısmı

İslâm'ın günümüze gelinceye dek birçok farklı yorumu ve anlaşılma biçimi oluşmuştur. Süreç içinde kurumlaşan bu anlayışlar, fırka ya da mezhep olarak isimlendirilmiş ve birçok ilmî araştırmaya konu olmuştur. Bu doğrultuda ‘klasik dönem mezhep tarihçileri’, mezhep ve düşünce ekollerini tasnif etme girişiminde bulunarak buna dair usûllerini belirlemişlerdir. Bu tasniflerde temel dayanak - henüz mezhepler, dinî akımlar ve diğer fikri oluşumlar ortada yokken- Hz. Peygamber’den nakledilen ‘yetmiş üç fırka’ hadisine bağlı olarak tezahür ettikleri yönündeki açıklamadır. Böyle bir tasnif; mezhepleri tanımlama, anlama, açıklama ve buna dair sorunları çözmede yetersiz kalmıştır...

 

   

Nizameddin İbrahimoğlu

Ta'limu'l-Arabiyye li-Gayri'n-Nâtıkîne bihâ

 

 

 

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-07-9

Boyut: 16x24

Ankara, 2009

160 s.

Fiyatı: 10 TL

Kitapta 52 adet Arapça diyalog metni bulunmaktadır. Her metnin sonunda konuyla ilgili sorular ve yeni kelimeler verilmiştir. Kitabın son kısmında Arapça atasözleri ve çevirileriyle 52 parçanın tercümeleri yer almaktadır.

   

Ahmet Özalp

Homo Politicusun Ontolojisi

 

 

 

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-05-5

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2009

248 s.

Fiyatı: 16 TL

 

Kitabın İçindekiler Kısmı

Politika belki de daha önce hiç bu kadar kötü bir imaja, negatif bir anlama sahip olmamıştır. Bir tür doğrudan demokrasi deneyimi olarak sofistlerin söz dövüşü ve onların öğrencilerinin sorumlu tutulduğu siyasal kargaşalar ile eş tutulduğu antik demokraside dahi politika, Makedonyalı İskender ‎tarafından bağımsızlıklarına ya da Roma tarafından siyasal ‎özerk bir birim olarak varlıklarına son verilene kadar polis çerçevesinde bir anlam ifade etmekteydi. Şimdi ise liberal demokrasilerin beşiği kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri’nden başlayarak tüm dünyada meslekten politikacıların yaptıkları ‎yanlış, kötü, çıkarcı işlerin ve sergiledikleri itici davranışların faturası politika kavramına çıkarılmaktadır...

 

   

Salim Öğüt

Dinî Hükümlerin Temellendirilmesinde Hikmet

 

 

 

 

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-06-2

Boyut: 13,5x21

Ankara, 2009

144 s.

Fiyatı: 10 TL

 

Bu kitaba ilişkin değerlendirme yazısı

 

Kitabın İçindekiler Kısmı

 

İslam dünyasında özellikle son iki asırdır hüküm süren her türlü zaaf alametinin yegâne sorumlusu olarak İslam hukuku görülmüştür. Bunun böyle görülmesi son derece tabiidir. Zira Câbirî’nin ifadesiyle “İslam medeniyetini ürünlerinden biriyle adlandırmak caiz olursa onun için fıkıh (hukuk) medeniyetidir" dememiz en uygun isimlendirme olacaktır. Bu sebeple adına tecdid, ihya veya reform denilen yenilik ve değişim amaçlı bütün hareketler, hedeflerine İslam hukukunu koymuşlar ve değişimin oradan başlaması lüzumuna inanmışlardır. Çalışma alanı İslam hukuku olsun olmasın temel İslam bilimleri alanında araştırma yapanların hemen hemen tamamının yanı sıra bir takım dinî kaygılar taşıyan sosyal hatta fen bilimciler de yeri geldiğine inandıkları her fırsatta bu konuyu gündemlerine almakta, bu alanda ürettikleri bilgi ve düşüncelerini muhataplarıyla veya toplumla paylaşmaya gayret etmektedirler... İşte böyle bir dönemde böyle bir atmosferde ve böyle bir alanda bâhusus böyle bir konuda sıkıntı ve sancılarımdan başlamak üzere tecrübe, bilgi ve düşünceye dair sahip olduğum birikimleri bu kitab için planladığım hacim çerçevesinde ortaya koymayı, sahip olduğum konumun bana yüklediği mesuliyetin bir gereği olarak düşündüm. Çok temel bir problem olarak gördüğüm bu konunun zihinlerde berraklaşabilmesi için tartışılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Zira ileriki dönemlerde bazı problemlerimizin çözümüne temel teşkil edecek bir takım kriterlerin oluşması için gerekli olan sağlıklı zeminin ancak bu suretle oluşacağına inanıyorum ve bu sebeple de bu konuyu önemsiyorum. İslam hukukunun Müslüman toplum için bir anlamda hayat bilgisi mesabesinde olduğunu düşündüğüm, halkın olup bitenler hakkında fıkıh alanında uğraşanların ne düşündüğü haklı olarak merak ettiklerini bildiğim, daha da önemlisi son günlerde olup bitenler hakkında düşündüklerimi ve hissettiklerimi yazıya döküp tescil etmeyi bir görev saydığım için esasında çok teknik bir dil ve çerçeve isteyen böylesine bir konuyu, güncel olaylarla da irtibatlandırmayı yararlı hatta zaruri gördüm. (Prof. Dr. Salim Öğüt)

 

   
Dursun Hazer

Hz. Peygamber'in Şairleri

 

hititkitap yayınevi

ISBN  978-605-5925-04-8

Boyut: 16x24

Ankara 2008

288s.

Fiyatı: 18 TL

 

Bu kitaba ilişkin değerlendirme yazısı

 

Kitabın İçindekiler Kısmı

Bu çalışma, Hz. Peygamber’in şairleri olan Hassân b. Sâbit, Ka‘b b. Mâlik ve Abdullah b. Revâha’nın hayatlarını, kişiliklerini, sanatçı kimliklerini ve şiirlerinin değerini incelemeyi hedeflemektedir. Bu şairlerin sanatları çerçevesinde Erken İslâmî Dönemin edebî panoraması ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Hz. Peygamber’in şairleri İslâm öncesi Cahilî dönemde yetişmiş, bu dönemin gelenekleri üzerine şiirlerini nazmetmişler ve şair kimlikleri ile toplumlarında meşhur olmuşlardır. İslâm'ın gelmesi ile müslüman olmuşlardır; duygu ve düşüncelerine İslâm etki etmiş olduğu halde birçok şiirler nazmetmişlerdir. Kendilerinde İslâm öncesi döneminin ve İslâm’ın etkisinin birlikte görülmesi sebebiyle Arap Edebiyatında ayrı bir yer işgal etmişler ve “muhadram şairler” olarak yerlerini almışlardır. Şiirler tahlil edilirken iki dönemin özellikleri gösterilmeye çalışılmıştır.

2008(C)HititKitap ●●●●●●AYDINLIWEB●●●●